ABD İşgücü İstatistikleri Bürosu (BLS), 24 Eylül 2026'da yayımladığı Job Flexibilities and Work Schedules bülteninde ücretli çalışanların program esnekliği ve uzaktan çalışma alışkanlıklarına dair güncel verileri paylaştı. Buna göre çalışanların yüzde 57'si başlama-bitiş saatlerini değiştirebildiği esnek bir programa sahip; bu grubun yüzde 36'sı sık sık, yüzde 45'i ara sıra saatlerini değiştirebiliyor. Esnek programı olan çalışanların yüzde 69'u işten izin almakta zorluk çekmediğini belirtti.
Uzaktan çalışmaya bakıldığında, çalışanların yüzde 37'si gerektiğinde evden çalışabileceğini, yüzde 34'ü ise fiilen en azından ara sıra evden çalıştığını bildirdi. Evden çalışanların yüzde 89'u bu saatler için ücret alıyor. Kadın çalışanların yüzde 35'i, erkek çalışanların ise yüzde 32'si evden çalışıyor.
Esnekliğin Nedeni: İş Gereği mi, Tercih mi?
Evden çalışanların yüzde 33'ü bunu işin gerektirdiğini, yüzde 31'i kişisel tercih olduğunu, yüzde 12'si ise aile programını koordine etmek için yaptığını söyledi — bu dağılım, uzaktan çalışmanın artık tek bir nedene indirgenemeyecek kadar çeşitlendiğini gösteriyor. Vardiya tarafında çalışanların yüzde 85'i gündüz vardiyasında, yüzde 5'i akşam, yüzde 3'ü gece vardiyasında çalışıyor; gece vardiyasında erkeklerin oranı (yüzde 16) kadınlardan (yüzde 13) bir miktar yüksek.
İK Ekipleri İçin Anlamı
Esnek programla evden çalışma imkânı arasındaki güçlü örtüşme, İK'ların esneklik politikalarını yalnızca izin/mesai kuralları üzerinden değil, uzaktan çalışma imkânıyla birlikte tasarlaması gerektiğine işaret ediyor. Esnekliğin nedenlerindeki neredeyse eşit dağılım (iş gereği/kişisel tercih/aile koordinasyonu), tek tip bir hibrit politikanın farklı çalışan gruplarının ihtiyaçlarını karşılamayabileceğini; segmentli esneklik modellerinin işveren markası ve elde tutma açısından daha güçlü bir araç olabileceğini gösteriyor.