ZipRecruiter Economic Research'ün 29 Temmuz'da yayımladığı 2026 AI İşveren Raporu, işverenlerin %92'sinin işe alım süreçlerinde bir düzeyde yapay zekâ kullandığını ortaya koydu. Araştırma, 11-18 Haziran 2026 tarihlerinde 1.000'i aşkın doğrulanmış işe alım profesyoneli ve İK yöneticisiyle yürütüldü; katılımcıların üçte ikisi 5.000 çalışana kadar olan şirketlerden geldi.
Raporun ana mesajı, yaygın korkunun aksine yapay zekânın şimdilik istihdamı daraltmadığı yönünde: işverenlerin %35'i yapay zekânın toplam kadrolarını artıracağını söylüyor; %24'ü bu artışın halihazırda başladığını belirtiyor.
Verimlilik beklentisi yükseliyor, giriş seviyesi zorlaşıyor
İşverenlerin %57'si yapay zekâ sayesinde iş gücünden daha fazla verimlilik beklediklerini söylüyor; %74'ü yapay zekâ becerilerini güçlü bir avantaj ya da doğrudan bir şart olarak görüyor. Buna karşın tüm çalışanlara zorunlu yapay zekâ eğitimi sunan işverenlerin oranı yalnızca %22.
Tablonun kritik yüzü giriş seviyesinde: işverenlerin %38'i temel veri işleme görevlerini giriş seviyesi çalışanlardan alıp yapay zekâya devrettiğini, %31'i ise giriş seviyesi pozisyonlarda deneyim şartını yükselttiğini söylüyor. Yapay zekâ işleri yok etmekten çok, ilk basamağın çıtasını yükseltiyor.
İK ekipleri için okuma
Rapor, işe alım stratejisinde iki başlığı öne çıkarıyor: aday tarafında yapay zekâ becerilerinin artık ayırt edici değil beklenen bir yetkinlik hâline gelmesi ve genç yetenek hattının daralması riski. Giriş seviyesi rollerin yeniden tasarlanması — yapay zekâ destekli çıraklık ve yapılandırılmış eğitim programları — önümüzdeki dönemin ana gündemi olmaya aday.
Zorunlu yapay zekâ eğitimindeki %22'lik düşük oran, beceri beklentisi ile beceri yatırımı arasındaki açığı gösteriyor; bu açığı kapatan işverenlerin yetenek pazarında avantaj kazanması bekleniyor.