Kariyer platformu LiveCareer'ın 900 ABD'li çalışanla yürüttüğü 'Trust Under Pressure' araştırmasına göre çalışanların yüzde 80'i liderliğin kriz anında çalışan çıkarını kârın önüne koyacağına nadiren ya da hiç güvenmiyor. Güvensizlik özellikle işten çıkarma veya yeniden yapılanma yaşayan çalışanlarda derinleşiyor: bu grubun yalnızca yüzde 6'sı liderliğin kararın gerekçesini açıkça anlattığını düşünüyor.
Çalışanların yüzde 73'ü finansal zorluk dönemlerinde liderliğin dürüst davranmayacağından, yüzde 71'i işten çıkarma gerekçelerinin yeterince açıklanmayacağından şüphe duyuyor. Aynı oranda çalışan, işverenlerin yapay zekânın işlere etkisini olduğundan az gösterme eğiliminde olacağına, yüzde 70'i ise etkilenen çalışanlara yeniden beceri kazandırma yatırımı yapılmayacağına inanıyor.
İletişim boşluğu köklü bir sorun
LiveCareer'dan kariyer uzmanı Jasmine Escalera, güvensizliğin tek seferlik bir kriz değil, süregelen bir iletişim eksikliğinin sonucu olduğunu vurguluyor. Çalışanların yüzde 42'si liderliğin çalışan refahını gözeten kararlar aldığına tamamen güvenmediğini, yalnızca yüzde 6'sı ise bu konuda tam güven duyduğunu belirtiyor. Bulgular, Gallup'un ayrı bir araştırmasında ABD'li çalışanların yüzde 29'unun liderlerinin 'açık, dürüst veya tutarlı' iletişim kurmadığını düşündüğü bulgusuyla da örtüşüyor.
Türkiye için anlamı
Ekonomik belirsizlik dönemlerinde yeniden yapılanma kararlarının sık gündeme geldiği Türkiye ofislerinde de benzer bir güven açığı riski var; araştırma, özellikle yapay zekâ kaynaklı değişim süreçlerinde İK'nın erken ve somut iletişim kurmasının çalışan bağlılığını korumak için kritik olduğuna işaret ediyor.