Yöneticiler ilerliyor, çalışanlar geride kalıyor
Gartner'ın Mart 2026'da yayımladığı İK araştırmasına göre yöneticilerin yüzde 45'i, yapay zekânın ekiplerinin çalışma biçimini beklediği ölçüde iyileştirdiğini söylüyor. Araştırma, temmuz 2025'te 1.973 yönetici, 2.986 çalışan ve 114 İK lideriyle ayrı ayrı yürütülen anketlere dayanıyor.
Aynı veri seti, yönetici ile çalışan arasında belirgin bir benimseme farkına işaret ediyor: yöneticilerin yüzde 46'sı kendi işini geliştirmek için yapay zekâ araçlarını fiilen deniyorken, çalışanlarda bu oran yüzde 26'da kalıyor. Gartner, bu farkın kurumsal yapay zekâ yatırımlarının getirisini sınırlayan başlıca etkenlerden biri olduğunu vurguluyor.
Kazanılan zaman nereye gidiyor, çoğu şirket bilmiyor
Yöneticilerin yalnızca yüzde 14'ü, ekibinde yapay zekâyı etkin biçimde kullandırmanın önünde hiçbir engel görmediğini belirtiyor. Geri kalanı; araç seçimi, eğitim eksikliği ve iş süreçlerine entegrasyon gibi sorunlarla karşılaştığını söylüyor.
Araştırmaya göre kurumların yalnızca yüzde 7'si, yapay zekâ sayesinde kazanılan zamanın nasıl değerlendirileceğine dair açık bir rehber sunuyor. İK liderlerinin yüzde 55'i çalışanların bu zamanı özel projelere ayırmasını isterken, yöneticilerin yalnızca yüzde 28'i bunu fiilen bir öncelik olarak ele alıyor.
Gartner'ın İK pratiğinden kıdemli analist Carmen von Rohr, CHRO'ların yapay zekâ benimsemesini büyük ölçüde çalışanları güçlendirmeye bırakarak yöneticileri bu dönüşümde hazırlıksız yakaladığını belirtiyor. Rapor, şirketlere üç somut adım öneriyor: yöneticilere entegrasyon araç setleri sağlamak, yönetici beklentilerini kurumsal yapay zekâ hedefleriyle hizalamak ve yöneticileri kazanılan zamanın yeniden dağıtımı konusunda yönlendirmek.
Türkiye'deki İK ekipleri için anlamı
Türkiye'deki şirketlerde de yapay zekâ eğitimleri çoğunlukla çalışana yönelik araç tanıtımlarıyla sınırlı kalıyor; orta kademe yöneticiler genelde bu programların dışında bırakılıyor. Gartner'ın bulguları, asıl darboğazın araç erişimi değil, yöneticilerin ekiplerini yönlendirme kapasitesi olduğunu gösteriyor.
Türkiye'deki İK ekipleri için pratik çıkarım, yapay zekâ yatırımının yöneticiyle başlayan bir değişim yönetimi programına dönüştürülmesi. Yöneticilere yapay zekâ ile kazanılan zamanın nasıl değerlendirileceğine dair somut bir çerçeve sunulmadan, ekip düzeyinde ölçülebilir bir üretkenlik artışı beklemek gerçekçi olmayabilir.