Donuk bir piyasanın anatomisi
BLS'in Açık Pozisyonlar ve İşgücü Devir Anketi'ne (JOLTS) göre mayıs ayında açık pozisyon sayısı nisana göre değişmeyerek 7,6 milyonda kaldı. İşe alımlar da 5,2 milyonla sabit kalırken toplam ayrılışlar 5,1 milyon olarak ölçüldü; bu da hem işverenlerin yeni pozisyon açma hem de mevcut açık pozisyonları doldurma konusunda temkinli davrandığını gösteriyor.
İstifa oranı yüzde 1,9 ile nisan seviyesinde sabit kaldı. Bu oran neredeyse bir yıldır yüzde 2'nin altında veya çok yakınında seyrediyor; pandemi öncesi normların ve 2022 başındaki 'Büyük İstifa' döneminde görülen yüzde 3'lük zirvenin belirgin şekilde altında. İşten çıkarma ve tensikatlar 1,7 milyon kişiyle değişmedi, işten çıkarma oranı ise yaklaşık yüzde 1,1 seviyesinde kaldı.
İK analitiği için ne anlama geliyor
Düşük istifa oranı yüzeyde çalışan bağlılığının arttığı izlenimini verebilir; ancak veriler aslında çalışanların gönüllü olarak ayrılmaktan çekindiği, düşük iç hareketlilikli bir piyasaya işaret ediyor. İK analitiği ekipleri için bu, elde tutma oranındaki iyileşmeyi otomatik olarak 'artan bağlılık' şeklinde yorumlamamak, bunun yerine iç terfi ve rotasyon oranlarıyla birlikte değerlendirmek anlamına geliyor.
JOLTS'un ulusal ortalamaları sektör ve kıdem bazında büyük farklılıkları gizliyor. Türkiye'deki İK ekipleri için pratik çıkarım, kendi devir oranı panolarını tek bir şirket geneli rakamla değil; sektör, kıdem grubu ve rol seviyesine göre segmentlenmiş şekilde izlemek, ayrıca istifa/işten çıkarma oranı arasındaki dengeyi çalışan güveninin erken göstergesi olarak takip etmek olmalı.