29 Eylül 2026'da yayımlanan 'Workforce in Motion: Skills and Pathways to Future Jobs in the United States' raporuna göre, otomasyon ve yapay zekâ ABD'de 2035'e kadar yaklaşık 36 milyon işi ortadan kaldırırken, ekonomik büyüme ve yapay zekâ değer zincirindeki genişleme 40 milyondan fazla yeni iş yaratacak.
Ancak net rakamların arkasında büyük bir geçiş sorunu var: McKinsey, mevcut mesleğinde büyüyen talep sayesinde kalabilecek işçilerin dışında, yaklaşık 11 milyon (belirsizlik aralığıyla 6-16 milyon) çalışanın tamamen farklı bir mesleğe geçmek zorunda kalacağını tahmin ediyor — bu da işgücünün yaklaşık yüzde 7'sine denk geliyor.
Tarihsel hızın 3,6 katı
ABD'de bugüne kadar yılda ortalama 215 bin çalışan meslek değiştiriyordu; McKinsey önümüzdeki on yılda bu rakamın yılda 770 bine, yani 3,6 katına çıkabileceğini öngörüyor. Büyüyen mesleklerin yüzde 85'i lise sonrası bir sertifika veya diploma talep ediyor.
Geçiş yapması gereken 7 çalışandan 6'sı, ciddi yeniden beceri eğitimi ve/veya gelir kaybıyla karşılaşacak: işçilerin yalnızca yüzde 14'ü doğrudan (sınırlı eğitimle, gelir kaybı olmadan) bir yola sahipken, yüzde 41'i dolambaçlı, yüzde 45'i ise büyük beceri açığı veya düşük ücretli bir yol izlemek zorunda. En çok etkilenen gruplar müşteri hizmetleri temsilcileri, perakende satış elemanları, ofis destek personeli, kasiyerler ve depo çalışanları; düşük ücretli çalışanlar üst gelir grubuna göre tam meslek değişikliğine yaklaşık 7-8 kat daha yatkın.
İşverenlere öneriler
Rapor, işverenlere gereksiz diploma/sertifika şartlarını kaldırıp yerine beceri değerlendirmesi koymalarını, risk altındaki pozisyonlar için halefiyet planı hazırlamalarını, yeniden eğitim sürecinde gelir desteği sunmalarını ve iç mobilite programlarını genişletmelerini öneriyor.
Veriler ABD işgücüne ait olsa da, Türkiye'de operasyonu olan çok uluslu şirketlerin ve büyük ölçekli işverenlerin 2026-2027 bütçe döneminde yeniden beceri (reskilling) ve iç mobilite yatırımlarını gözden geçirirken bu oranları bir kıyaslama noktası olarak kullanması mümkün.