Anayasa Mahkemesi, 29 Eylül 2026 tarihli ve 33385 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2022/90210 başvuru numaralı kararında, bir bankada yatırım uzmanı olarak çalışan başvurucunun işe iade talebini reddeden İstinaf kararını gerekçeli karar hakkı yönünden ihlal buldu. Başvurucu, Covid-19 nedeniyle 5-18 Eylül 2021 tarihleri arasında istirahat raporlu olduğu dönemde performans yetersizliği gerekçesiyle işten çıkarıldığını ve fesih bildiriminin kendisine, altı aylık kıdem süresinin dolmasına yalnızca iki gün kala, 18 Eylül 2021'de tebliğ edildiğini öne sürmüştü.
İlk derece mahkemesi işe iade talebini kabul etmiş, ancak İstinaf dairesi fesih tarihi itibarıyla kıdemin beş ay yirmi sekiz gün olduğunu ve altı aylık yasal kıdem koşulunun sağlanmadığını belirterek davayı reddetmişti.
Gerekçeli karar hakkı neden ihlal edildi
Anayasa Mahkemesi, başvurucunun fesih bildiriminin kendisine ulaştığı tarihin esas alınması gerektiğine ilişkin Yargıtay içtihadına dayanan itirazının ve kendisine Covid-19 raporlu dönemde fesih bildirimi yapıldığı iddiasının İstinaf kararında hiç tartışılmadığını tespit etti. Mahkemeye göre, sonucu değiştirebilecek nitelikteki bu esaslı itirazların karşılanmaması, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlalidir.
Oybirliğiyle verilen kararla dosya, yeniden inceleme yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderildi.
İşverenler için ne anlama geliyor
Karar, altı aylık kıdem eşiğine yakın tarihlerde yapılan fesihlerde — özellikle çalışanın raporlu veya izinli olduğu dönemlerde — fesih bildiriminin tebliğ tarihinin kıdem hesabında belirleyici olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. İK ve hukuk birimlerinin, kıdem sınırına yakın fesih kararlarını tebliğ tarihi üzerinden yeniden değerlendirmesi ve bu tür fesihleri gerekçelendirirken esaslı itirazları karşılayan, iyi dokümante edilmiş bir süreç izlemesi öneriliyor.