İçeriden terfi giderek istisna haline geliyor
SHRM'in 4.600'den fazla kuruluşun verilerini kapsayan ve cari metrikleri 2017'ye kadar geriye götüren 2026 İşe Alım Kıyaslama Raporu'na göre, yönetici olmayan pozisyonların dışarıdan doldurulma oranının medyanı 2025'te yüzde 93 iken 2026'da yüzde 97'ye yükseldi. Üst düzey (yönetici) pozisyonlarda ise bu oran zaten yüzde 100'de sabit kaldı.
Başka bir deyişle, açık pozisyonların neredeyse tamamı iç adaylarla değil dış adaylarla dolduruluyor. Rapor bu oranı organizasyon büyüklüğüne göre ayırmasa da, iç terfi mekanizmasının işe alım stratejisinde giderek marjinal bir seçenek haline geldiğini net biçimde ortaya koyuyor.
Üst düzey işe alım maliyeti bir yılda yüzde 42 arttı
Raporun bir diğer bulgusu üst düzey pozisyonlardaki maliyet artışı: 2025'te 10.600 dolar olan ortanca işe alım başı maliyet, 2026'da 15.000 dolara çıktı — yaklaşık yüzde 42'lik bir artış. Yönetici olmayan pozisyonlarda ise maliyet büyük ölçüde sabit kaldı, 1.200 dolardan 1.300 dolara yükseldi.
Süre tarafında tablo tam tersine döndü: yönetici olmayan pozisyonlar için ortanca doldurma süresi 44 günden 39 güne indi; üst düzey pozisyonlarda ise süre 45 günde değişmeden kaldı (2022'deki 60 günle kıyaslandığında hâlâ belirgin bir iyileşme). Yani şirketler daha hızlı ama daha çok dışarıdan ve üst düzeyde daha pahalı işe alıyor.
Türkiye için anlamı
Türkiye'deki şirketlerin çoğunda da 'önce içeriden bak' ilkesi resmî politika olarak var olsa da, pratikte açık pozisyonların büyük kısmının dışarıdan dolduruluyor olması şaşırtıcı olmaz — SHRM'in verisi bu eğilimin küresel ve sistematik olduğunu, tek bir şirkete veya sektöre özgü olmadığını gösteriyor.
Üst düzey pozisyonlarda dış işe alım maliyetinin bu denli hızlı artması, kurum içi yedekleme ve gelişim programlarına yapılan yatırımın basit bir 'iyi niyet' meselesi olmaktan çıkıp doğrudan ölçülebilir bir maliyet tasarrufu fırsatına dönüştüğünü gösteriyor.