Tükenmişlik pandemiyi geride bıraktı
Mercer'ın Eylül-Ekim 2025'te yürütüp Şubat 2026'da yayımladığı, üst düzey yöneticiler, İK liderleri, yatırımcılar ve çalışanlardan oluşan yaklaşık 12 bin kişilik örneklemi kapsayan araştırmasına göre, çalışanların yalnızca yüzde 44'ü işte 'gelişiyorum' diyor. Bu oran 2024'te yüzde 66 idi — yani düşüş, pandemi döneminin en düşük seviyesinin bile altına indi.
Yapay zekâ kaynaklı iş kaybı endişesi de aynı dönemde belirgin şekilde arttı: 2024'te çalışanların yüzde 28'i işini kaybetmekten endişe ederken, bu oran 2026'da yüzde 40'a yükseldi.
Çalışanlar zamdan çok beceri istiyor
Araştırmaya katılan yöneticilerin yüzde 65'i, önümüzdeki iki yıl içinde işgücünün yüzde 11 ila 30'unun yapay zekâ nedeniyle yeniden konumlandırılması veya yeniden beceri kazandırılması gerekeceğini öngörüyor. Bu, şirketlerin sadece işe alımla değil, mevcut kadronun dönüşümüyle de uğraşacağı anlamına geliyor.
Çarpıcı bir bulgu da çalışan tarafından geldi: katılımcılara varsayımsal olarak yüzde 10'luk bir zam ile yapay zekâ ve dijital beceri geliştirme fırsatı arasında seçim yapmaları istendiğinde, yüzde 63'ü beceri geliştirmeyi tercih etti. Bu, çalışanların kariyer güvencesini kısa vadeli ücret artışından daha değerli gördüğünü gösteriyor.
Türkiye'deki yetenek yönetimi ekipleri için anlamı
Tükenmişlik oranının pandemi seviyesinin altına inmesi, Türkiye'deki şirketlerin de çalışan bağlılığı anketlerini sadece 'memnuniyet' değil 'gelişme hissi' üzerinden yeniden kurgulaması gerektiğine işaret ediyor.
Çalışanların zam yerine beceri geliştirmeyi tercih etmesi bulgusu, Türkiye'deki bütçe kısıtlı İK ekipleri için de bir fırsat: ücret bütçesi sınırlıyken, görünür ve somut yapay zekâ/dijital beceri programları sunmak elde tutma açısından zamdan daha etkili bir araç olabilir.