Deney dönemi kapanıyor
The Josh Bersin Company'nin 7 Temmuz 2026'da yayımladığı, AMS ile birlikte yürütülen araştırma, işe alım fonksiyonunun yapay zekâ ile ilgili izole pilot projelerden, kaynak bulma, işe alım, iç mobilite, analitik ve işgücü planlamasını tek bir sistemde birleştiren entegre 'yetenek ekosistemlerine' geçtiğini gösteriyor. Araştırmaya göre yapay zekâ destekli işe alım süreçleri, işe alım süresini 2 ila 3 kat hızlandırabiliyor.
Bu değişimin merkezinde, ileri düzey organizasyonların artık her açık pozisyon için önce 'dışarıdan mı alalım' sorusunu sormadığı bir yaklaşım var. Bunun yerine HR, işe alım ve iş birimleri arasında paylaşılan veri, bir rolün dışarıdan doldurulup doldurulmayacağına, içeriden birine devredilip devredilmeyeceğine, yeniden tasarlanıp tasarlanmayacağına ya da otomatikleştirilip otomatikleştirilmeyeceğine birlikte karar veriyor.
Başarı ölçütü de değişiyor
Araştırma, beş temel eğilim belirliyor: izole yapay zekâ pilotlarının entegre ekosistemlere dönüşmesi, işe alım uzmanlarının işlemsel süreçlerden stratejik iş danışmanlığına kaymaları, işe alımın 'pozisyon doldurma' odağından uzun vadeli organizasyonel yetkinlik inşasına evrilmesi, başarı ölçütlerinin işe alım süresi ve maliyet-per-hire gibi operasyonel göstergelerden üretkenlik ve kârlılık gibi iş sonuçlarına kayması, ve işgücü planlamasının yapay zekâ destekli, veriye bağlı ve fonksiyonlar arası hâle gelmesi.
Araştırma direktörü Stella Ioannidou, bulguları şöyle özetliyor: 'Bu son çalışma gösteriyor ki işe alım artık dikey bir fonksiyon değil; kaynak bulmayı, işe almayı ve analitiği koordine eden entegre bir iş süreci.' Bu çerçevede iç mobilite, ayrı bir İK programı olmaktan çıkıp işe alım kararının doğal bir seçeneği hâline geliyor.
Türkiye'deki işe alım ekipleri için anlamı
Türkiye'deki çoğu şirkette dış işe alım ve iç mobilite hâlâ farklı ekipler, farklı bütçeler ve farklı ölçütlerle yönetiliyor. Bersin'in araştırması, bu ayrımın giderek rekabet dezavantajına dönüştüğünü; bir pozisyon açıldığında 'içeride mi dışarıda mı' sorusunu aynı veriyle, aynı anda cevaplayabilen şirketlerin öne geçtiğini gösteriyor.
Pratik başlangıç noktası, tüm sistemi bir kerede birleştirmek değil, ölçütleri hizalamak olabilir: işe alım süresi ve maliyet-per-hire gibi göstergeler yerine, bir pozisyonun içeriden mi dışarıdan mı daha hızlı ve daha uygun maliyetle doldurulduğunu karşılaştıran tek bir gösterge paneli kurmak, iç mobiliteyi işe alım sürecine gerçek anlamda dahil etmenin ilk adımı olabilir.