ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), 'İhtiyari 60 Günlük Ek Sürenin Kaldırılması' başlıklı kural taslağını 6 Ağustos'ta Yönetim ve Bütçe Ofisi'nin (OMB) incelemesine sundu. Teklif, işi sona eren vize sahiplerine yeni bir sponsor işveren bulmak, statü değiştirmek ya da ülkeden ayrılmak için 2017'den beri tanınan 60 günlük ek süreyi ortadan kaldırıyor.
Kapsam geniş: E-1, E-2, E-3, H-1B, H-1B1, L-1, O-1 ve TN vize kategorileri ile bu çalışanların bakmakla yükümlü oldukları kişiler. Taslağın tam metni henüz yayımlanmadı; OMB incelemesi sonrası Federal Register'da 30-60 günlük kamu görüşü süreci işleyecek ve kural ancak nihai hâliyle yürürlüğe girecek — bu tipik olarak aylar süren bir süreç. Mevcut 60 günlük süre şu an aynen geçerli.
Kaldırılırsa ne değişir?
Mevcut düzende işten çıkarılan bir H-1B çalışanı, 60 gün içinde yeni bir işverenin sponsorluk başvurusunu tamamlatabiliyor ve ABD'de kalabiliyor. Sürenin kalkması hâlinde istihdam ilişkisi bittiği an statü de sona erecek; bu, işten çıkarmaların vize sahipleri için âdeta anında ülkeden ayrılma baskısına dönüşmesi demek.
İşveren tarafında da sonuçları var: teknoloji şirketlerinin işten çıkarma planlamasında vizeli çalışanlar için ayrı takvim ve geçiş desteği kurgulaması, transfer başvurularının işten çıkarma tebliğinden önce tamamlanması gibi uygulamalar zorunlu hâle gelebilir.
Türkiye bağlantısı
Değişiklik, ABD'de H-1B ve L-1 statüsünde çalışan Türk profesyonelleri ve Türkiye'den ABD'ye çalışan transfer eden şirketleri doğrudan ilgilendiriyor. Küresel yetenek hareketliliği tarafında ise ABD'nin belirsizleşen vize ortamı, yüksek nitelikli adayların Kanada, Birleşik Krallık ve Körfez gibi alternatif pazarlara yönelimini güçlendiren etkenlerden biri olarak okunuyor — Türkiye merkezli şirketler için tersine beyin göçü fırsatı da burada.
Süreçten etkilenebilecek çalışanı olan İK ekiplerinin şimdilik yapması gereken: kural taslağının Federal Register sürecini izlemek ve vizeli çalışan envanterini güncel tutmak.