Kabul oranındaki çöküş
Gartner'ın Aralık 2025'te 3.072 çalışanla yaptığı ankete göre, adayların aldıkları en son iş teklifini kabul etme oranı 2025'in dördüncü çeyreğinde yüzde 48'e geriledi. Bu oran 2024'ün aynı döneminde yüzde 54, 2023'te ise yüzde 85'ti — yani iki yılda neredeyse yarı yarıya bir düşüş söz konusu.
Gartner'ın 2026'nın ilk çeyreğinde 11.838 çalışanla yaptığı ayrı bir ankete göre bu tereddüdün arkasında ekonomik kaygı var: katılımcıların yüzde 30'u, daha iyi bir teklif alsalar bile ekonomik dalgalanma nedeniyle mevcut işlerinde kalmayı tercih edeceklerini söylüyor. Yüksek vasıflı çalışanlar arasında bu isteksizlik daha da belirgin.
Düşük kabul oranı, gizli bir riski maskeliyor
Gartner, mevcut düşük işten ayrılma oranlarının işverenleri yanıltmaması gerektiğini vurguluyor: çalışanların işte kalma niyeti son iki yılda yüzde 19 azaldı. Bu, piyasa koşulları normalleştiğinde birikmiş bir istifa dalgasının gelebileceğine işaret ediyor.
Araştırma ayrıca adayların yapay zekâ destekli mülakatlara mesafeli durduğunu ortaya koyuyor — 2025'in üçüncü çeyreğinde 254 adayla yapılan ayrı bir ankette, katılımcıların yalnızca yüzde 30'u yapay zekâ destekli mülakatlara açık olduğunu belirtti ve sadece yüzde 31'i mülakattan önce bu yöntemin kullanılacağı konusunda bilgilendirildi.
Türkiye'deki işe alım ekipleri için anlamı
Türkiye'de de benzer bir 'sessiz tutunma' eğilimi gözlemleniyor; adaylar iş değiştirme risklerini artan ekonomik belirsizlik karşısında daha dikkatli tartıyor. Bu durum, teklif verme sürecinde hız ve şeffaflığın önemini artırıyor çünkü tereddütlü adaylar süreç uzadıkça mevcut işlerinde kalmayı tercih edebiliyor.
Yapay zekâ destekli mülakat araçlarını kullanan işverenler için asıl mesaj net: adayları önceden bilgilendirmemek güven kaybına yol açabilir; şeffaflık, bu araçların kabul görmesinin ön koşulu.